
Kategoriler
- Case Study (12)
- Endüstriyel Tesis (4)
- ESG (23)
- Fit-Out (2)
- Haber (56)
- İç Mimarlık (11)
- Mimarlık (21)
- Ofis (38)
- Studio Alliance (20)
- Tarih (2)
- Tasarım (18)
- Teknoloji (11)
- Yapay Zeka (AI) (3)
Modern ofisler yeniden şekilleniyor ve çalışanların beklentileri artık çok daha net: derin odaklanma, kişiselleştirme ve kontrol. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiğimiz PlaceX eğitiminin 3. modülü, bireysel ihtiyaçların ofis performansındaki rolünü somut verilerle ortaya koydu. Bu yazıda, şirketlerin çalışma alanlarını nasıl daha verimli, insan odaklı ve sürdürülebilir hâle getirebileceğini adım adım inceliyoruz.
CBRE’nin araştırmasına göre şirketlerin ofisten beklentisi ile çalışanların ihtiyaçları arasında belirgin bir fark bulunuyor.
Şirketler ofisi iş birliği ve topluluk için kurgularken, çalışanlar ofisten sessiz ve kesintisiz çalışabilecekleri alanlar talep ediyor.

Bir bilgisayarın çalışması için enerjiye ihtiyaç duyduğu gibi, bir çalışanın da verimli çalışabilmesi için doğru fiziksel ve psikolojik koşullara ihtiyacı vardır.
Çalışanın odaklanma kapasitesini desteklemeyen bir ofis, sürdürülebilir verimlilik yaratamaz.


Çalışanların nerede ve nasıl çalışacağını belirleyebilmesi, motivasyonu artırır.
Işık, ısı, ses ve ergonomi üzerinde küçük de olsa kontrol alanları, çalışan memnuniyetini belirgin şekilde yükseltir.
Araştırmalar, kişiselleştirme imkânı sunulmayan çalışanların daha yüksek yorgunluk ve tükenmişlik bildirdiğini gösteriyor.
Kişisel ekipman veya küçük dekor öğeleri bile aidiyet ve psikolojik güvenlik yaratıyor.
Hot-desking her gün masa aramak, yükseklik ayarı yapmak ve ergonomiyi sıfırdan kurmak anlamına geliyor.
Bu “mikro yükler”, çalışan farkında olmasa bile zaman ve enerji kaybına yol açıyor.

Dar alanlar dikkat dağıtıcıları artırır ve uzun süreli odaklanma kapasitesini düşürür.
Bu nedenle:
Mütevazı bir ofis bile doğru alan planlamasıyla daha iyi bir kullanıcı deneyimi sunabilir.
Eğitimde yapılan egzersizle katılımcılar kendi en iyi odaklanma anlarını hatırladı ve ihtiyaç listesi şu şekilde ortaya çıktı:
Bu unsurlar olmadığında çalışan düzenli odaklanma sağlayamıyor.

Araştırmalar, çalışma süresinin neredeyse üçte birinin kesintilerle geçtiğini gösteriyor.
Bir çalışanın kesinti sonrası yeniden tam odaklanmaya geçmesi ortalama 25 dakika sürüyor.

Evde çalışanların %61’i kendini daha verimli hissediyor. Bu nedenle ofislerin yalnızca sosyal alanlara değil, derin çalışma için optimize edilmiş mekanlara da sahip olması gerekiyor.

Bu eğitimin çıktıları, günümüz ofislerinin yalnızca iş birliği değil, bireysel çalışma kapasitesini güçlendirecek şekilde tasarlanması gerektiğini gösteriyor. Odaklanmayı destekleyen, kişiselleştirmeye izin veren ve kontrol alanı sunan ofisler, şirketler için sürdürülebilir verimlilik yaratıyor.
İnsan odaklı ve yüksek performans sağlayan bir ofis tasarlamak istiyorsanız, Diem ekibi olarak destek sunuyoruz.
Bizimle iletişime geçin ve çalışma alanınızı geleceğe hazırlayın.